Keşke hep çocuk kalabilsek
Canlar ben Aydıner KILIÇ sizleri şöyle 60,lı yıllara götürmek istedim aylardan temuz ağustos üzümler olgunlaşmış okul çıkışı Ebulhayır yolu üzerindeki bağimıza gittim yaşım 9 babam bağdaydı tütünü bitmiş ben varınca oğlum ben gidiyorum tüfekle 1 adet sadece baruttan dolğu fişeğide bırakarak gün batana kadar bekle gün batıncada havaya ateş et köye gel dedi ve gitti çocukluk ilk defa tüfekle ateş edeceğim seviniyorum tüfeğe sarıldım kaysının gölgesine oturdum uyumuşum ne kadar zaman geçti bilmiyorum ama 15 20 dk falan işte uyandığımda bağın içinde elindeki sepete üzüm dolduran yukarı köylü birini gördüm bu tüfeği elimden alır babam beni döver korkusuyla tüfeğin tetiğine bastım adam yandım anam demesile sepetide bırakarak Ebülhayır tarafına kaçacakken bizim köy tarafına kaçmağa başladı ALİ KOÇ,un Bağından gülyin bağına ama önüne gelen karamuk kuşburnu çalılarını yarıp geçiyurdu adam köye glir murtaza efendinin kahvede babamı bulur bekir ben ettim sen etme şu olanı peşimden al beni vuracak şu aldığım üzümün parası sepette senin olsun beni kutar der adam korkudan altına yapmış babam adını sorar bana SADIĞIN DURMUŞ derler Bekir ağa kurban olam kurtar beni der.
bende bir an önce tüfeği elimden aldırmamak eve düşmek için köye gelirken yukarı değirmenin yani pürkayanın orda karşılaştık
eve geldiğimizde cezam belliydi ahıra hapsedilmek ve olduda bu ceza uygulandı
babam rahmetli mekanı cennet olsun.
oğlum ya içinde saçma olsaydı ne olacaktı düşündünmü düşünmedinse
bu sana düşünme fırsatı demişti çok haklı bir cezayıdı
|